Yiyecek israfı, hem bireysel bütçemiz hem de çevremiz açısından büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Dünya genelinde gıda kaynaklarının daha sürdürülebilir kullanımı her zamankinden daha fazla gündemde. Türkiye’de evlerde ve restoranlarda yılda milyonlarca ton yiyecek çöpe gidiyor. Ancak yiyecek israfını önemli oranda azaltmak mümkün ve bunu eğlenceli, yaratıcı yöntemlerle gerçekleştirmek sandığınızdan daha kolay olabilir. Evde, alışverişte veya dışarıda geçirilen anlarda basit birkaç dokunuşla israfa karşı gerçek sonuçlar elde edebilirsiniz.
İsrafın en büyük nedenlerinden biri, ihtiyaçtan fazla alışveriş yapmak ve yiyeceklerin son kullanma tarihlerinin geçmesine izin vermek. Bunun önüne geçmek için alışveriş listenizi hazırlarken dikkatli davranabilirsiniz. Evdeki malzemeleri kontrol edip eksiklerinizi liste halinde yazmak, gereksiz ürün almaktan ve dolayısıyla israfın artmasından sizi kurtaracaktır. Alışveriş sırasında “ilk giren, ilk çıkar” prensibini uygulamak da etkili: Alınan yeni ürünleri dolabın arkasına, eskileri ise öne yerleştirerek önce eski tarihli olanları tüketebilirsiniz.
Bir diğer yaratıcı fikir, buzdolabı ve kuru gıda dolabınızı düzenli şekilde kontrol etmek ve artık kullanmadığınız, son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri tek bir rafta toplamak. Böylece hangi ürünün acil olarak tüketilmesi gerektiğini sürekli hatırlayabilir, haftalık yemek planınızı bu doğrultuda şekillendirebilirsiniz. Son zamanlarda sosyal medyada popülerleşen “kalanlarla yemek günü” aktiviteleri ise oldukça eğlenceli. Aile bireyleri veya arkadaşlarınızla buzdolabında kalan tüm malzemelerle farklı yemekler ortaya çıkarmak, hem yaratıcılığınızı konuşturmanıza hem de israfı önlemenize olanak tanır.
Evinizde sebze ve meyve gibi çabuk bozulabilen gıdalar varsa, bunları dondurarak daha uzun süre saklayabilirsiniz. Yoğun bahar aylarında taze yeşilliklerin, çileklerin ya da sebze türlerinin bozulmadan saklanması için dondurucuya porsiyonlar halinde koymak, hem pratik hem de ekonomik bir çözümdür. Dondurma işlemi öncesinde sebzeleri hafifçe haşlayıp şoklayarak renk ve tazeliğini koruyabilirsiniz. Hafta sonunda kocaman bir çorba ya da sebzeli omlet hazırlayıp kalan sebzeleri değerlendirmek de başka bir yaratıcı seçenek.
Sürekli artan ekmek tüketimiyle birlikte, bayatlayan ekmeklerin çöpe atılması oldukça yaygın. Ancak Türk mutfağı, bayat ekmeklerle yapılabilecek onlarca tarife sahip; örneğin yumurtalı ekmek, papara, ekmek köftesi veya fırında baharatlı kruton. Bayat ekmeği ufalayıp kurutarak galeta unu yapmak, önünüzdeki haftalarda köfte veya pane için pratik bir malzeme oluşturur.
Süt, yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerinin bozulma süresi kısadır. Bozulmak üzere olan yoğurdu bir gece önceden süzerek lor peyniri elde edebilir, hafif ekşiliğini değerlendirmek için kek, börek ya da poğaça tariflerine ekleyebilirsiniz. Peynirin bozulmaya yaklaşan kısımlarını minik küpler halinde dondurabilir ve sonrasında makarna veya sebzeli yemeklerinize katabilirsiniz.
Yemek yaparken çıkan sebze, meyve kabukları çoğunlukla doğrudan çöpe gider. Ancak bu artıkların büyük kısmı, yeniden kullanılabilir veya değerlendirilebilir. Patates ya da havuç kabuklarını iyice yıkayıp fırında baharatlayarak çıtır atıştırmalıklara dönüştürebilirsiniz. Limon, portakal, mandalina gibi narenciye kabuklarını ise kurutarak çayınıza aroma olarak ekleyebilir veya ev kokusu yapmak için kullanabilirsiniz. Elma kabuklarını sirkede fermente ederek doğal sirke de hazırlayabilirsiniz.
Ev yemeklerinin porsiyonuna dikkat etmek de israfı azaltmakta önemli bir adım. Yemek yaparken gerçekten yenilecek kadar porsiyon hazırlamak ve artan yemekleri tekrar değerlendirebileceğiniz farklı tariflerde tüketmek, alışkanlık kazandırılması gereken bir davranış. Örneğin fazla pişen pilavı ertesi gün domatesli çorba, artan haşlanmış nohutları ise salata olarak sofralarınıza taşıyabilirsiniz.
Toplumsal farkındalığın ve bilinçli tüketiciliğin yükselmesiyle birlikte süpermarketlerin bir kısmı, son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerini indirimli olarak satmaya daha fazla yer vermeye başladı. Böylece, hem israf önleniyor hem de düşük bütçeyle alışveriş yapmak mümkün oluyor. Ayrıca, bazı belediyeler ve dernekler, paylaşım dolapları ve “askıda yemek” projelerini yaygınlaştırarak ihtiyaç sahiplerine ulaşmada önemli rol üstleniyor.
Küçük adımlar ve yaratıcılıkla yiyecek israfını azaltmak mümkün. Her birimizin atacağı basit adımlar büyük bir değişimin parçası olabilir. Hem ev ekonominize hem de çevreye katkı sağlayacak bu fikirleri günlük hayatınıza kolayca adapte edebilir, sürdürülebilir yaşama doğru bir adım daha atabilirsiniz. Unutmayın, yiyeceğe değil çöpe giden fırsatlara üzülmemek için şimdi harekete geçme zamanı!